My Love

e92de743-525c-40bf-89e2-4b3145216577

Herkese merhaba,
Ben geçen hafta youtube kanalımı açmaya uğraşırken, maalesef gene bloğumu ihmal etmişim. Neyse bu hafta arayı kapatırım diye düşünüyorum.
Bu aralar gene yaşadığımız üzücü olaylar yüzünden kimsenin keyfi yok. Hal böyle olunca da ne giyinmek, ne fotoğraf çekmek gelmiyor tabii insanın içinden. Ben de ‘keyfimizi yerine ne getirebilir’ diye düşününce, aklıma ilk olarak çocuklar geldi ve Yaz’ı paylaşmaya karar verdim. Zaten ne zamandır onla ilgili yazmamışım, iyi de oldu.
İnstagram’da görüyorsunuzdur, Yaz artık 4 yaşını doldurdu ve baya abi moduna geçti. Çok daha küçükken bile arkadaşlarıma ‘içine adam kaçmış bunun’ dedirtecek kadar aklıbaşında bir çocuktu, hala da öyle. Bu jenerasyonun hepsi öyle gerçi, hemen havaya girmemek lazım, öyle boylarından büyük konuşup, öyle davranıyorlar ki, gerçekten şaşırıp kalıyorsunuz. Hepsi çok kendine güvenli, çok zeki, bazen haddinden fazla bilmiş ama çok tatlılar. Hayal dünyaları da inanılmaz geniş, onlar için hiçbirşey imkansız değil, ne güzel! Keşke hep böyle kalabilseler ama olmuyor işte. En başta eğitim sistemi, sonsuz hayal güçlerine gem vurmaya başlıyor daha anaokulundan itibaren.

Bu okul konusu, zaten bitmeyen bir kaygı ve başlıbaşına bir mesele bizim için. Geçen sene bu zamanlar Nişantaşı’na taşınıp, çok sevdiğimiz New School dan ayrılmamızla başlayan yeni okul arayışı, neyse ki iki ay önce İndigo ile son buldu ama o arada yaşadıklarımızı bir ben bilirim.

Aslında bir sürü insana şımarıklık gibi gelebilecek bir konu bu tabii, işte okul bahçeli mi olsun, bahçesiz mi? eğitim mi ön planda olsun, yoksa koşup oynaması mı? Ya da katı kuralları mı olsun, doğal bir yaklaşımı mı?

Biz şahsen, daha doğal bir yaklaşımdan yana olduk hep. Benim için, bu yaşta bir çocuğun okul sevgisi kazanması, öğreneceği herşeyden daha önemli.  Ben oğlumun açık havada oynamasını, bahçeye çıkmasını, biraz daha kendi istediklerini yapabilmesini tercih ediyorum bu yaşlar için. Bana göre zaten ilerde katı kurallar içeren bir eğitim alacak, en azından şimdi çocukluğunun tadını çıkartsın. Aslında sırf bu nedenlerden dolayı, sene başı onu Meşe Palamudu’na yazdırmıştım. Bahçesi var, Yıldız Parkı’na yakın, haftada iki gün, kar kış demeden parkta vakit geçiriyorlar diye. Ama n’oldu? Maalesef, işte ‘bugün oyuncak günü değil, oyuncak getirmek yasak’, ‘sabah şu saatte gelinecek’ ‘kurallar bu yaşta öğrenilir’ gibi yaklaşımlarla Yaz sadece okuldan soğudu. Üstelik de bu tavırla hareket eden bir okuldan bekleyeceğim sıkı eğitimi falan da almadı.

Neyse ki bu sezon, bahçe ve açıkhava inadımdan vazgeçip, çok yakınımızdaki, çok da methini duyduğum İndigo Kids House u denemeye karar verdik. Ne de iyi yapmışız. İçeri ilk adımınızı attığınız anda, öğretmenlerden, kapıdaki görevliye kadar  yansıyan pozitif havayı hissettmemek mümkün değil. Zaten okulun sahibi Serenad Hanım, inanılmaz tatlı, son derece ilgili ve bilgili bir kadın. Mesela Yaz sabahları biraz evde vakit geçirmeyi çok seviyor, kalkar kalkmaz evden çıkmak istemiyor, birlikte kahvaltı yapıyoruz, biraz oyun oynuyoruz, dolayısıyla okula biraz geç kalıyoruz. Ama ben ‘bu sorun oluyor mu?’ diye sorduğumda, Serenad Hanım bana ‘ne güzel, çocuğunuz evde, ailesiyle mutlu, biz buna ancak mutlu oluruz’ diye cevap veriyor. İşte bu! Olması gereken yaklaşım bu! Gene kurallar var tabii, gene oyuncak günleri belirli ama kimse Yaz’a ‘bugün oyuncak getirmek yasak’ demiyor, sadece usulca çantasına koyup, aralarda oynayabileceğini belirtiyorlar. Böyle olunca da çocuk okula severek gidiyor, başlayalı 2 ayı geçti, hiç şikayet ettiğini duymadım. Ve üstelik, bir önceki okulunun tersine her gün eve ya yeni bir şarkı, ya da yeni İngilizce kelimeler öğrenerek geliyor. Kısacası hem eğleniyor, hem öğreniyor, ben daha bir okuldan ne isterim ki :)) Açık hava tutkumu da ben kendi imkanlarımla gideriyorum. Okul çıkışı parka gidiyoruz, haftasonu hava nasıl olursa olsun, dışarda vakit geçiriyoruz, gayet de mutluyuz.

Yalnız geç buldum, çabuk kaybettim misali, seneye artık 5 yaşında olacağı için Indigo ya gidemeyecek, anaokuluna başlaması gerekiyor ve beni şimdiden sardı onun kaygısı, bakalım n’apıcaz :)

img_1097

e92de743-525c-40bf-89e2-4b3145216577 img_2485 img_2491 img_3158 img_3159 img_3160 img_3161img_2170img_210657f50061-ef68-425e-93df-610763e5e9ea

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir